Bizim için tasarım bir katmanlandırma sürecidir. Bir çözümün ortaya çıkışı projeyi saran konuların anlaşılması ve bunlarla yakınlık kurulmasına dayanmaktadır. Dolayısıyla bir kişinin parmak izleri gibi her proje de eşsiz olabilir. Bu yöntemle basmakalıp çözümlerken kaçınarak meselenin DNA’sına inmeye çalışıyoruz. İşte bizi heyecanlandıran da hususiyettir.
Bu katmanlar nelerdir? Potansiyel olarak sonsuz değişken bulunmaktadır, ancak birkaç “çapa” katman her projede daima araştırılır.
Önce projenin katılımcıları veya paydaşlarını anlamamız gerekmektedir. Bunlar projeyi motive eden, gerçekleştiren kullanıcı veya yatırımcılar olan aktörlerdir. Paydaşların kalemi bizim aracılığımızla ve bizimle birlikte tutmasına imkan tanımak için “tasarım atölyeleri” katılım süreci uyguluyoruz. Bağlılık ve sahiplik duygusu yaratan canlı çizim seansları gerçekleştiriyoruz.
Sahanın doğası sürdürülebilir faktörlerinin sorgulanmasında kilit başlangıç noktalarından biridir. Kalan mevcut katmanların hemen hepsinde 3E filtresini kullanıyoruz. Koruyucu ruh veya yer duygusu veya güneş, rüzgar, sıcaklık veya projenin mevcut bulunduğu kültürel bölge gibi çevresel faktörlere bakılmaksızın, 3E araştırılacak ve keşfedilecek karmaşık bir katman matrisi sunar. İlkelerinin tümü tamamen kullanılıp kullanılmaması bu açıdan süreci başlatan kilit kişi olan kullanıcının isteği veya dürtüsüne bağlıdır.
Özel bir şekil stilizasyonu için nadiren şekilci veya doğal güdülüyüz. Herhangi bir stilin olması halinde düşüncemizde moderniz ve şekil dağarcığımız temelimiz halinde gelen modern 20. yüzyıl mimarisinin bu zengin yatağından kaynaklanmaktadır deriz. Dolayısıyla şekilde bu araştırıcı katmanlandırma süreciyle öne çıkar. Adeta kendisini var olmaya “davet” eder. Mimarların pek çok ilham kaynakları bulunmaktadır, bizim en saygı gösterdiğimiz kişi ise mimar 1. Louis’dir. Kahn bunun şekil almasından güzel sözlerle bahsetmiştir. Meşhur derslerinden birinde, bir tuğlaya ne olmak istediğini sorduğunu ve tuğlanın kemer olmak istediğini ilettiği ve böylece kemer şeklinin ortaya çıktığını anlatmıştır. Doğal olarak tuğla bir kemer olmak “ister”, çünkü en iyi basınç altında görev yapan bir yük taşıma malzemesidir ve bir kemer de bu şekilde görev yapmaktadır.
Böylece malzeme katmanına ve yerine üretildiği ayrıntıya geliyoruz. Bize göre malzeme katmanı veya malzemenin erken seçimi şekli yönlendirir. Louis Kahn’ın oluş fikrinde gösterildiği üzere, malzeme kendi içerisinde bir dile sahip olduğu için şekle önayak olur.
Başlangıçta, ilk saha ziyaretinin gerçekleştiği veya müşterinin aklında olanları bize aktardığı ta en başlangıçta, ilham verici bir görüntü bir anda ortaya çıkabilir. Böyle bir şey yaşandığında bu gibi bir şeyin bu gibi katmanların uzun yıllar süren işlenmesinden ortaya çıktığı için açıklamasız ilhamın ayrıca bir bakıma “mantıklı” olduğunu inanmamız nedeniyle buna güvenimiz tam. Öyle ki birdenbire biri bir projeye içgüdüsel olarak tepki verebilir. Şekil bize düş olarak görünebilir! Ancak projenin DNA’sına girmek için katmanlandırma veya bazılarımızın dediği gibi dilim dilim ve küp küp kesme yoluyla analiz sürecini izliyoruz. Böylece düşünce sürecimizi açıklama ve fikre nereden ulaştığımızı izah etme olanağı yakalıyoruz. Post rasyonalizasyon olsa dahi yine de rasyonalizasyondur!
Bu sebeple düşünce şeklimiz hem proje takvimi içerisinde hem de uygulama olarak kendi gelişim takvimimiz içerisinde bu katmanlandırmanın birikiminde meydana çıkmaktadır. Burada yer alan sonraki sayfalarda çalışmamıza ve düşünmemizi nasıl geliştirdiğimizi ve geliştirmeye devam ettiğimizi sergilememize olanak sağlayan düşünce süreçlerine değiniyoruz. İnternet sitesinin bu alanı çözüş ve ele alış biçimimizi anlattığımız farklı süreçlerle olan tecrübemizi ve etkileşimimizi artırdıkça sürekli olarak gelişen bir bölümdür.
Selçuk Avcı, Kurucu, Avcı Architects, 23 Aralık 2011